🏘️ Gerze

Gerze ilçesi hakkında

Karadeniz Bölgesinin gezmeye, görmeye değer tarihi ve tabiat güzellikleriyle dolu olan şirin ilçesi Gerze, antik çağlardan bu yana toplumlar tarafından yerleşme ve barınak yeri olarak seçilmiştir. Bir sahil kenti olan Gerze, yükseklikleri 900 metreye ulaşan Elma ve Köse Dağlarının denize ulaşan yamaçları ile kendi adını taşıyan limanın içindeki bir yarımadanın üzerinde kurulmuştur.
M.Ö. 1400 yıllarında Gaşgalılar tarafından küçük bir köy olarak kurulan Gerze, daha sonra sırasıyla; Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının egemenliğine girmiştir.
1214 yılında I. İzzettin Keykavus zamanında Selçuklu Devleti'nin hakimiyetine giren Gerze, bir dönem Trabzon Rum İmparatorluğunun eline geçmiş; nihayet 1459 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır.
1896 yılında Sinop İlinin nahiyesi yapılan Gerze 1920 yılında aynı ile bağlı ilçe haline getirilmiştir.
13 Şubat 1956 tarihinde büyük bir yangın geçiren Gerze, devlet tarafından yeniden imar edilerek modern bir ilçe haline gelmiştir. Bu yeniden imar süreci sonucunda ortaya çıkan Gerze Yangın Evleri, İlçenin küllerinden yeniden doğmasını simgelemektedir. Dönemin modern şehircilik anlayışını ve rasyonalist mimari ilkelerini yansıtan iki katlı, bahçeli ve ikiz ev tiplerinden oluşan Gerze yangın evleri 17-18 Temmuz 1960 tarihlerinde hak sahiplerine teslim edilmiştir. Evlerin teslim edildiği ve ilçenin küllerinden doğduğu bu tarihler, her yıl düzenlenen geleneksel bir festivale vesile olmuştur.
Gerze'nin bilinen tarihi şu anda üzerinde kurulu bulunan 8 km² lik yerleşik alan göz önünde tutulduğunda M.Ö. 1800 yılında başlar. Köşk Höyük'te arkeolojik yüzey araştırmaları sırasında çıkarılan birtakım buluntular ve buluntuların Hititlere ait olduğunun saptanması Gerze'nin erken Hitit döneminden beri yerleşime konu olduğunu kanıtlamaktadır. Hitit belgelerinde Gerze ve Sinop' un içinde yer aldığı yöre 'Arauanna' olarak adlandırılmaktadır.
Gerze tarihi, Köşk Burnunda başlar. Tabi şu anda üzerinde fenerin bulunduğu küçük yarımada geçmiş zamanlarda denize doğru uzanan bir kara parçasıdır. Bu kara parçası zaman içinde denize kaymak sureti ile yok olmuş gibidir. Sinop ve çevresinde yapılan arkeolojik araştırmalar ilk yerleşimin Kalkolitik çağla [(Bakır-Taş), (M.Ö. 4500)] başladığını gösterir.
Gerze'nin Sinop arkeolojisi içindeki özel yeri; Samsun kıyı bölgesi de dahil Hititlere ait ilk ve tek buluntu merkezi olmasından kaynaklanır. Tarihsel süreç içinde ilkçağda bütün Karadeniz Bölgesinin belli bir süre egemenliğini kendi üzerinde tutan ve Gasgas (M.Ö. 2500 - M.Ö. 1330) adıyla bilinen kavmin kendine Gerze'yi üst olarak seçmesinin bunda rolü olduğu düşünülmektedir.
Sorkun Vadi'sinde ilk Tunç Çağına ait bir yerleşme alanı (M.Ö. 3000 - M.Ö. 2700), daha sonra vadiye yerleşmiş olan Helenistik dönem (M.Ö. 323 - M.Ö. 70) halkı tarafından keşfedilmiş ve bunlar tarih öncesi döneme ait eserlere zarar vermeden vadide yaşamaya devam etmişlerdir. Hatta Sorkun Vadisinin bu yeni sahipleri buldukları küçük tapınağa, topraktan yaptıkları kap kacakları bırakma alışkanlığı elde etmişler daha sonraki süreçte Asar Tepe olarak bilinen yerin kutsal olarak günümüzde anılmasına vesile olmuşlardır.
California State Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Owen Doonan başkanlığında, 'Sinop Bölgesi Arkeolojisi' çalışmaları kapsamında 2003 yılından beri yürütülen arkeolojik yüzey araştırmaları çerçevesinde heyet; Gerze'nin 1 km kuzey batısında (Uçuk diye anılan mevkii) Helen ve Roma döneminden kalma büyük bir yerleşme bölgesini ortaya çıkarmış bulunmaktadır. Prof. Doonan, bu yerleşim alanını büyük bir olasılıkla Karusa (Carusa) olarak düşünmektedir.
Tarihte ilk olarak Carusa sonrasında ise Geruze olarak adlandırılan Gerze, Osmanlı Döneminin büyük bir kısmında, günümüzdeki Gerze ve Dikmen İlçelerini içine alan Saray Nahiyesinin bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı Tahrir defterinde yerleşim biriminin adı Gerze olarak belirtilirken, 1864 Vilayet Nizamnamesiyle getirilen düzenleme sonrasında bir ara Gerze için 'Kasaba' adı da kullanılmıştır.
Gerze kasabası özellikle 1641 yılında Zaparojya Kazaklarının düzenledikleri saldırılarda büyük ölçüde yıkılmıştır. 2 köyün de yağmalanıp köylülerin esir edilip götürüldüğü bu saldırılardan sonra Gerze kasabası bir ara tamamen terk edilmiştir. Bölgede nüfusu artırmak için Sivas’tan nüfus iskân edilmiştir. Bu büyük yıkım sebebiyle avarız defterlerinde sahil köyleri için “gâretzede-i Kazak” ibaresi kullanılmıştır.
Gerze ve Dikmen bölgesi, Osmanlı döneminde “baltacı” olarak adlandırılan bir sınıfa dahil olup, başta Sinop Tersanesi olmak üzere, Osmanlı tersanelerine kereste temin eden bir halka sahipti. Bölge halkı sadece içinde yaşadıkları bölgeden tersane için kereste temin etmekle kalmıyor; çoğu zaman, Trabzon’dan Zonguldak’a kadar uzanan bölgede ağaç kesimi yapmakla görevlendirilebiliyordu. Günümüzde İskele Camii’nin bulunduğu alan ve onun doğusundaki kıyı şeridi ticari gemi inşa edilen bir alan olarak hizmet vermekte; buradaki gemi inşa ve tamirinden İskele Camii’nin ihtiyaçları ile bölgenin sipahisine gelir sağlamaktaydı.
Arşiv kayıtları Osmanlı döneminde bölgede bağçecilik, bağcılık ve balıkçılığın temel geçim kaynağı olduğunu göstermektedir. Bölgede yetiştirilen “Hacı Kadı Tavuğu” Osmanlı döneminde normal bir tavuğun 5-6 katı fiyatına satılmasıyla ve Osmanlı Saray mutfağına gönderilmesiyle dikkat çekmektedir. Ülkemizin 3 saf tavuk ırkından biri olan Hacı Kadı Tavuğu, Fransızların milli simgesi olan horoza temel oluşturmaktadır. Yapılan genetik araştırmaların Fransız horozunun Hacı Kadı Tavuğundan geliştirildiğini göstermektedir. Etinin sert, yumurta veriminin az olması sebebiyle günümüzde üretim sahası bir hayli azalmış olan Hacı Kadı Tavuğu, Gerze ve Türkiye açısından sahip çıkılması gereken bir değer olarak öne çıkmaktadır.
Hızarçayı Köyünde üretilen ve coğrafi işaret almaya aday biberi, doğal popülasyonu yaygın olarak gözlemlenen salep, mantar, defne gibi tarımsal ürünleri ile öne çıkan ilçede, yerel zeytin ırkları da bulunmaktadır.
Sorkun Şelaleleri Tabiat Anıtı, Hızarçayı Şelaleleri, Güzelyurt Şelaleleri, Çağlayan Şelaleleri, Gebe Çayı Şelaleleri gibi farklı deneyimler ve görsel şölen sunan şelalelere sahip olan Gerze, su sporları, yamaç paraşütü, doğa yürüyüşü, bisiklet turları gibi farklı aktivitelere imkan tanıyan; yeşille mavinin buluştuğu bir cennet vadetmektedir. 2017 yılında Cittaslow (Sakin Şehir) ağına katılan Gerze, huzurlu atmosferi, doğal güzellikleri ve yerel kimliğini koruyan yapısıyla bilinmektedir.

Bu sayfa admin paneli üzerinden düzenlenebilir. Metin, resim ve farklı içerik blokları eklenebilir.

← Araç Kutusu'e Geri Dön